Çocukluğunda Kurduğun Hayalleri Şimdilerde Unuttun mu ?

0
338
Hayır unutmadım. Ummanlar kadar geniş hayallerim, hayallerimiz vardı. 
Pembe bulutlar üzerinde uçardık sanırım. En güzelide gelecek kaygımız yoktu.
Anlık sevinçler, anlık hüzünler. Bir şekerle mutlu olan tertemiz yürekler…
 
Şimdilerde keşke dediğimiz o paha biçilemez eşsiz zamanlarda içimizde varolan pozitif yaşam sevincimizi geri getirebilsek keşke şimdide bunu yapabilsek. Belki o günlere tekrar dönebilme olasılığımız yok ama o güzel masum yüreklerimizde barındırdığımız hayallerimizi, olmak istediğimiz yaşamak istediğimiz herşeyi bugünün şartlarında mümkün hale getirebiliriz.
 
Unutmayın asla diye birşey yoktur. Sadece içimizdeki çocuğu harekete geçirmeli ve onu yaşatmalıyız. Yine ve yeniden…
 
Bizler insanoğlu olarak yaratılışımızdan bu yana hep somut olan şeylere yöneldik. Elle tutulur ve gözle görülür olana. Daha kaygısız, daha belirgin olanı. Ne tam siyahı nede tam beyazı. Gri olanı seçmişiz.
 
Ben kendi adıma pembeyi seçelim diyorum. Hayallerimizdeki pembeyi. Pembe panjurlu ev, tozpembe bulutlar, kaygısız gelecek, daha az sorumluluk, maddi refah, sağlık ve sıhhat..
 
Çocukluğumda;
  • Ay’da hayat varmı?
  • Gökyüzündeki yıldızlara erişebilirmiyiz?
  • Kuşlar gibi uçabilirmiyiz?
  • Uzaya gitmek sadece hayal mi?
  • Yerçekimi olmasaydı ne olurdu?

 

 

Tarzında soruları sürekli kendime sorar dururdum. Kısaca çocukken hep enteresan olayları hayal ederdim. Bu belkide ileride yapacağım işle bağlantılı bir durumdu. Malum bugün Bioenerji alanında faliyette bulunuyorum..

 
Fakat o günlerden bu yana hala değişmeyen bir gerçek var. Uzaya gitmek istiyorum.. Gelecek kaygısı yaşamadan hayatımı modern dünya şartlarına uygun yaşamak istiyorum.. Sabah uyandığımda ay sonunu getirebilecekmiyim kaygısı olmadan güne başlamak istiyorum..
 
Genelde isteklerimiz ve refah içinde yaşamamız maddi güce dayanıyor. Aksi taktirde insanların mutsuz olabileceği bir olgu yok gibi.
 
İşte çocukluğun en güzel yanıda buydu. Herşeyi olduğu gibi kabullenmek, anı yaşamak. Herşeyin ötesinde eşsiz varlıkların arkanda olduğunu bilmek ve soluklarını hissetmek.. Bu eşsiz varlıklar ailemizdir.
 
Elimde bir sihirli değnek olsa yine çocukluğuma dönmek isterdim. Ama gerçekci olmamız gerekiyor. Bugünün şartlarında geçmişteki güzel hayallerimizi gerçekleştirmenin bir yolunu bulmamız gerekiyor. Zaman ve imkan yaratacak adımlar atmamız gerekiyor.
 
Belki rüzgarın yönünü değiştiremeyiz, yerçekimi kuvvetini yok edip gökyüzünde balon gibi uçamayız ancak sınırlarımızın ötesinde uzay yolculuğu yapabiliriz. Neden olmasınki…
 
Ünlü düşünür Descartes’in dediği gibi; ”Düşünüyorum, öyleyse varım.”
Bende varım. Zihnimin sınırlarını zorlayan bir gerçekte olsa yıldızları yakında görmeye..
 
İnsanoğlu günümüz şartlarında pek fazla hayal kurma yetisine sahip olamıyor.
Elektrik, su, doğalgaz, vergi, yiyecek, içecek, alışveriş, masraflar, gelirler, giderler, ay sonu, maaş, stres derken hayallerimize odaklanamıyoruz bile.
 
Bu sınırları aşmak gerek. Platin çağı yaşıyoruz. Daha fazla bilgi edinerek daha fazla öğrenerek hayatı güçlü bir şekilde yaşamamız ve hayallerimizin peşinden son sürat koşmamız gerekiyor. Zihnimizi buna odaklamalıyız.
 
 
Bir bitki bile toprağa tohumu serpilmeden yeşermez. Bunun için suya ve güneşten alacağı enerjiye ihtiyacı var. Bizlerinde insan olarak hayallerimizi gerçekleştirmemiz için maddi güce ihtiyacımız var. Maddi gücü olanak haline getirmek içinse bilgiye ve donanıma ihtiyacımız var.
 
Tüm bunlar bir araya geldiğinde olay tamamlanır. Hayaller gerçeğe, umutlar bugüne döner…
 
Unutmayın, asla diye birşey yoktur. Sadece duygulara ve hayallere vurulan zincirler vardır. Bu zincirlerden kurtulmamız dileğiyle..
 
Bioenerji Uzmanı AYŞE CUVA
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here